PROJENİN GEREKÇESİ

Doğal yaşam alanlarımız, öğrenme süreçlerinin yapılandırılmış bir formda açık yansıtıcı bir yaklaşım kullanılarak sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebileceği doğal laboratuvar ortamlarıdır. Bu ortamlarda yürütülecek eğitim etkinlikleriyle doğaya verilen zararlar ile bunların nedenlerinin ve sonuçlarının verilecek doğa eğitimlerinde konu edilmesi, önemli bir kilometre taşıdır. Çocuklarımıza verilecek doğa eğitimi, onların doğal çevreye olan bağlılık düzeylerini arttırıcı, doğal çevreye kendilerini adamalarını, biyosfere ve diğer organizmalara yönelik hassasiyetlerini arttırıcı bir etkide bulunacaktır. Çoğu zaman bilişsel farkındalığın dışında gelişen bu etki, onların yaşadıkları ve yaşayacakları çevre sorunları konusundaki duyarlılıklarını arttırmalarına ve bu sorunlara yönelik çözüm yaklaşımları geliştirmelerine imkân sağlar.

Çocuklarımızın yaşadıkları bölgenin doğal özelliklerini, tarihini, kültürünü, biyolojik zenginliklerini ve doğal yaşam alanlarını deneyimleyemedikleri, bunun da önemli bir eksiklik olduğu görülmektedir. Bu durum onların doğaya yönelik duyarlılık oluşturmasını engellemekte ve değerler dünyasında bu alana yönelik bir boşluk oluşmasına neden olmaktadır. Hatta doğa eğitimi kapsamında verilecek eğitimlerin doğada ve salt doğa bilimleri bazında olaylar, olgular ve bunlara ilişkin gözlemlerden ibaret görülmesi bir bestenin sadece teknik olarak notasal uyum ve ahengine yoğunlaşmak gibidir. Oysaki verilecek doğa eğitimi ile doğada bilimsel yöntemin serüveninin yanında bilimsel içerikle beraber sosyal, kültürel, sanatsal, sportif, sürdürülebilir ve edebi içeriklere de vurgu yapılması gerektiği açıktır. Bu şekilde eksik olan içeriğin tamamlanabileceği söylenilebilir. Doğrudan doğada ve açık alanlarda gerçekleştirilen eğitimlerin daha çok duyu organına hitap ettiği için daha kalıcı öğrenmeyi sağladığı bilinen bir gerçektir. Eğitim nihai olarak kalıcı öğrenme ile sınırlı olmayıp öğrendiklerini günlük yaşamda kullanmasını ve karşılaştığı sorunların çözümüne katkı sunmasını da amaçlar. Tam da bu noktada, duyularla beraber duygulara da hitap edecek etkinlikler çocukların tutumlarını ve eğilimlerini de değiştirecektir. Doğaya karşı olumlu bir tutuma ve eğilime sahip birey bu sayede doğadan öğrendiği bilgileri zihninde hapsetmeyecektir. Yaşamında karşılaştığı durumlarda kullanabilecektir. Sahip olduğu bu olumlu tutum etkileşim içerisinde olduğu yakın çevresine de önemli düzeyde etkisi olacaktır.

Bu projenin gerçekleştirilme nedenlerinden biri de çevresel problemlerin çözümünde politik, ekonomik ve teknolojik çözüm süreçlerinin olumlu sonuçlar vermesi için doğada, doğayı seven ve keşfeden eğitilmiş bireylerle mümkün olduğu gerçeğidir. Gezegenimizin geleceği, yarının büyükleri olan çocuklarımızın elinde olduğuna göre, çocuklara yapılacak olan “doğa eğitimi yatırımı”, geleceğimize yapılan bir yatırım şeklinde ifade edilebilir.

Projemizde üniversitemizin öğretim üyeleri, Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenleri, çeşitli kamu kuruluşlarından ve sivil toplum kuruluşlarında alanında uzman kişilerle ilimizde temel eğitim düzeyinde olup e-okul sistemine kayıtlı olan sekizinci sınıftaki öğrencilere bir doğa eğitimi verilecektir. Bu öğrencilerin doğal ortamlarda bir araya getirilmesi, grupla çalışma ve işbirliği yapması,  eleştirel, yaratıcı ve yansıtıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi, bilimsel süreç ve sorun çözme becerilerinin geliştirilmesi, doğal ve kültürel varlıklara yönelik bilgilerinin ve koruma bilincinin geliştirilmesi yoluyla aktif öğrenme süreçlerine disiplinler arası bir yaklaşımla eğlenceli etkinlikler yoluyla katılması planlanmaktadır. Proje kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler ve faaliyetler Adıyaman Üniversitesi’nde, Astronomi Gözlemevi’nde,  Adıyaman Bilim ve Sanat Merkezi’nde, Pirin Perre Antik Kenti  ve Kaya Mezarları’nda, Eğri Çayı Vadisi park alanında, Adıyaman Karadağ ve Seyir Tepesi’nde, Çelikhan Çat Barajı Yüzen Adalar’da, Çelikhan Doğal İçmesi’nde, Doğal Anıt Doğanlı Çınarı çevresinde, Tarihi Karakuş Tepesi, Cendere Köprüsü ve Eski Kâhta Kalesi’nde, Nemrut Dağı Milli Parkı ve Arsemia Antik Kenti’nde, Toprak Mahsulleri Ofisi yerleşkesinde ve Adıyaman Müze Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecektir.